Monday, December 20, 2010
Kendimden korkuyorum
Bazen acılar olgunlaştırır insanı. Sabırdır bunun adı. Kan akmaz dışarıya. Dolaşır durur içeride. Bazen derin bir nefes alır insan, bazen de yutkunur dikenli bir kestane yutmuşçasına. Bazen de tahammülsüz kılar fazladan akacak bir damla kan ağır kayıplara yol açacağı için. Yaralanmaktan korktuğu için pençe atar kedi. Kendine bir daire çizer. Alanına girildiğinde tıslar. Kendime bir daire çiziyorum. alanıma girildiğinde tıslıyorum. Kedi gibiyim bazen. Güvenlik alanımın zedelendiğini hissettiğimde saldırıya geçiyorum. Kimi zaman sevenlerimi yaralıyorum, kimi zaman kendime batıyor pençelerim. Korku olmasa herşey daha kolay olacak. Yaşanmışlıklar güçlü mü kılıyor insanı yoksa korkuları besleyip zayıflatıyor mu beni? Bu aralar kabus görmüyorum. ama seni kaybetmek ölesiye korkuyorum. Avucumda kalbi atan bir kuş gibisin. Kaçmayasın diye çok sıkıyorum bazen. pençelerin elime batıyor. elim kanıyor. Kan sana bulaşıyor. Biz kirleniyoruz.
Seni kaybetmekten korkuyorum
Seni kaybetmekten korkuyorum..
Hani boşanırken canım çok yanmıştı ya. Dilini doğru düzgün konuşamadığım yabancı bir ülkede yapayalnız kalmıştım ya. Boşanıpta Türkiye'ye döndüğümde "bir daha hayatta evlenmem. Allah yazdıysa bozsun!.." demiştim. Şimdi o ben deli gibi korkuyor bedduanın tutmasından ve sensiz kalmaktan.
Hayat bu; bir adım sonrasını asla bilemiyoruz önceden. Bazen kötü bir olay, iyi bir olaya vesile olabiliyor. Tıpkı seninle tanışmamız gibi. Maya ikinci kez 3. kattan düşmüştüde Çekmeköy'deki veteriner anlamamıştı ya kaburgasının kırıldığını. Nefes alamamıştı sabaha kadar. Onunla birlikte ben de.. Hani ertesi gün 19 Mayıs'da ablama gitmiştim ya arabasının anahtarını almaya. Florya'ya kendi veterinerine götürecektim Maya'yı. Orada tanımıştım seni. Kötü bir olay, iyi bir olaya vesile olmuştu. Maya hızla iyileşti, ben hızla iyileştim. Seni tanıdım, herşey güzel oldu. Yaşam, yaşanmaya değer oldu. Özlüyorum. Seviyorum. Hem seni, hem özlemeyi. Hayatı anlamlı kılan sen, seninle hayata tutunan ben. 2 Ocak 2011'de sözümüz var. Umuyorum ve diliyorum herşey çok güzel olacak seninle..
Hani boşanırken canım çok yanmıştı ya. Dilini doğru düzgün konuşamadığım yabancı bir ülkede yapayalnız kalmıştım ya. Boşanıpta Türkiye'ye döndüğümde "bir daha hayatta evlenmem. Allah yazdıysa bozsun!.." demiştim. Şimdi o ben deli gibi korkuyor bedduanın tutmasından ve sensiz kalmaktan.
Hayat bu; bir adım sonrasını asla bilemiyoruz önceden. Bazen kötü bir olay, iyi bir olaya vesile olabiliyor. Tıpkı seninle tanışmamız gibi. Maya ikinci kez 3. kattan düşmüştüde Çekmeköy'deki veteriner anlamamıştı ya kaburgasının kırıldığını. Nefes alamamıştı sabaha kadar. Onunla birlikte ben de.. Hani ertesi gün 19 Mayıs'da ablama gitmiştim ya arabasının anahtarını almaya. Florya'ya kendi veterinerine götürecektim Maya'yı. Orada tanımıştım seni. Kötü bir olay, iyi bir olaya vesile olmuştu. Maya hızla iyileşti, ben hızla iyileştim. Seni tanıdım, herşey güzel oldu. Yaşam, yaşanmaya değer oldu. Özlüyorum. Seviyorum. Hem seni, hem özlemeyi. Hayatı anlamlı kılan sen, seninle hayata tutunan ben. 2 Ocak 2011'de sözümüz var. Umuyorum ve diliyorum herşey çok güzel olacak seninle..
Subscribe to:
Posts (Atom)